|
Hz. Peygamber (s.a.v) Cenab-ı Hak'tan naklettiği bir hadiste, yüce Allah'ın şöyle buyurduğunu haber vermiştir. "Sevdiğim kulum benimle görür, benimle işitir."
Buhâri, Rikâk, 38 |
|
"Başarı nedir?"
Mikrofondaki ses yankı yankı yeşil çimenlerin üzerinde dalgalandı. Califomia Üniversitesinin mezuniyet törenindeydim. Yüzleri gülücüklü, siyah kep ve cüppelerini giymiş dizi dizi gençler çimenlerin üzerine yerleştirilmiş portatif iskemlelere oturmuşlardı. Biz konuklarsa onların gerisindeki bölümde oturuyorduk. Etrafıma baktım, sürekli fotoğraf çeken anne babalar, küçüklü büyüklü kardeşler, hatta hatta tekerlekli bir iskemlede getirilmiş ak saçlı bir dede bile vardı kalabalığın içinde.
Büyük bir gün yaşanıyordu, dört yıllık çabanın sonuna gelinmişti.
Mikrofonda konuşan genç kadın sözlerini sürdürdü. "Başarı denince akla az önce rektörümüzün sizlere anlattığı öğeler geliyor. Ülkemizin en iyi üniversitelerinin birinden mezun olabilmek, bir başarı. Bununla gurur duyuyoruz. Sonra eğitimimiz sayesinde iyi bir işe girmek, işimizde başarılı olmak; kısaca toplumumuzun belirlediği basamakları çıkmak" diyerek genel beklentileri bir süre anlattıktan sonra, "Yalnız ben burada konuya başka bir boyut getirmek istiyorum" diye ekledi.
Herkes susmuş, genç kadını dinliyordu.
O, devam etti, "Benim küçük bir kızım var. Kızım... doğuştan geri zekâlı."
Dinleyiciler arasında, hafif bir dalgalanma oldu.
"Ben derslerimde başarılı olup diplomamı alabilmek için çalışırken, o adının ilk harfini yazabilmek için kalemi eline aldı. Ve tam bir yıl boyunca, adının ilk harfi olan A harfini yazabilmek için, 'Yukarıdan aşağıya, yukarıdan aşağıya, ortadan yana ' diye kendi kendine mırıldanarak günlerce çalıştı. Geçenlerde bir gün; -'Anne; anne bak' diye bağırarak yanıma geldi. Kızım sonunda A harfini yazabilmişti:
Şimdi sizlere soruyorum. Bu da bir başarı değil midir?
"Başarıyı genel çizgilere bağlamayı doğru bulmuyorum. Herkesin kendi koşullan içinde bir başarısı vardır. Çabası ve onun sonunda gelen, başarısı... Bu kimi zaman benim diplomamı alabilmem, kimi zaman da kızım gibi bir çocuğun tek bir harfi yazabilme çabasında yatmaktadır."
'Yeni bir döneme başlıyorum, doktora çalışmalarıma. Önümde yeni bir dört yıl var. Bu dört yıl sonunda doktoramı aldığımda, bu bir başarı olacak. Aynı yıllar süresinde kızım da belki adının tamamını yazabilecek. Bu da onun başarısı olacak ve ben onunla gurur duyacağım."
Konuşmalar bitmiş, diplomaları dağıtmaya başlamışlardı. Sıra benim kızıma geldiğinde ayağa fırlamış olduğumun farkına vardım. Kızım, güzel yüzünde bir gülümseme, diplomasını alırken ben kara gözlüklerimin altından mutluluk gözyaşlarını indirerek onu alkışlıyordum.
Yurda döndükten sonra törende konuşan o genç kadını ve küçük kızını bir türlü aklımdan çıkaramadım.
Gerçekten de o genç kadının sorduğu gibi, nedir başarı? Okuldaki örnek öğrenci, hayatta da örnek bir insan olabilecek midir? İş hayatının zirvesindeki kişi, özel yaşamında ne derece başarılı, ne derece mutlu?
Sonra başarıyı belli kalıplara, grafiklere dökerken acaba gerçeğe ne derece yakınlaşıyoruz?
Herkesin çaba ve başarısı kendine özgü değil mi? |